YALAN vallahi YALAN/vakt-i cinnet'te /cennet - Doyulmazdır,uğruna bir Cumhuriyet'lik ölmek/Aquarius - Blogcu




Doyulmazdır,uğruna bir Cumhuriyet'lik ölmek/Aquarius

18/7/2009 - YALAN vallahi YALAN/vakt-i cinnet'te /cennet

Kategori: SIIR



Severiz,çok severiz.
Ölesiye severiz...
Karşılığı yoktur severiz bazen...
İllegal severiz
Öldüresiye..!
İnsanız biraz ya işte...
Sevgimiz ağır basar...
İllegâl karşısında 
legâl kalır
Karşılıksız kalır....
İnsanlığımız...
sevgimiz...
Çaresizliğin adına
Bilgelik
İnsanlık
koşulsuz sevgi deriz.......

yalan efendim yalan...
Ama o da güzel...
arada gelir vakt-i cinnet.
yeter ulan !

Seni  köhnemiş legâl öykülerin içerisinde
öyküne öyküne
ciğerim kopa kopa
herseferinde küfredip anasına avradına dünyanın
imzalı kağıtların
ama hep
inadına inadına
şişenin dibine vura vura
elmalı nargile tadında
getir bir sipsi
bir sipsi bir sipsi daha
sevdim
karşılık ala ala
alaca bulaca gecelerimi aydınlatırcasına
kasımpatı kokularına bulaşıp
her gün on kasım'mışçasına
ağlaya ağlaya
sevdim...


Atatürk gibi
vatan gibi
bayrak gibi
inkılâp gibi
sevdim..

sevdim ulan
sevdim işte !
yürekse yürek
bilekse bilek
hodri meydan
sevdim..


Şakağıma dayadım ondörtlüyü icabında
bir de topuğuna bastım sevda'nın
aşk patladı

...
hah hah EvvelAllah:))







depreştirmeyin Arnavut damarımı diyorum dinlemiyorsunuz...
Şurada sessiz sakin inzivada korka korka yana yana hergün biraz daha derinden her gün biraz daha kapkaralığına ölümün,aç ve arkasız köpekleşerek yaşamak dersen bu yürek...Çat deyü çatlasın ulan...(konu atlamalı hemen Diyojen ve kiniklere bakmalı gidip ha birde Kinik vardı bi kahraman Türk filmlerinden di mi ..) kendi halimizde Nirvana'ya Nirvana'ya gidiyoruz ..
Nirvana'yı  ampulle karıştırmayınız.Abi beni konuşturmayınız...
Milli Beyin Kurtuluş Mücadelesi ve aşk inkılâbı,doğacak sevgi çocukları... ülke tarihinin değiştirmemiz gereken ama hep gözardı edilen vahim gerçeğidir...Sustum vallahi sustum...Yeni nesil ! bu zihniyyet ile pek bir ümit beklemeyiniz söylim :)))Sustum tamam susacağım ''Muhtac olduğun kudret kafanın içerisinde gizlidir...! ''Asil kanla besleniyor  bölümleri felan var...!Nöronlar felan var hatta nöron ağı NewYork'u bilmem kaç kere dolayan kablo ağı gibi. ''
Şu an'da kendimi miting afişleri ve cesur pankartlar  açanlar gibi hissediyorum sanki birileri saçlarımdan çekiyormuş ben hala aradan kameralara el işareti felan yapıyormuşum ve ''işçiyiz,haklıyız ,kazanacağız,sus sustukça sıra sana gelmez bu ülkede 'ye kökten karşıyız !'' :)) yani kendimi bahçeye zincirlemişimde yoldan gelen geçen bakıyor ama kimse görmüyormuş gibi birisi  sonunda boğazdan sallandıracağım çelik halatlarla kendimi sanırım o zaman duyulur sesim :))

O kadar motive ediyorum,Fatih Terim gibim pata küte girişiyorum,kazanacaksınız ülen bu hayat  denen maçı ben mi yaman el mi yaman...

Ben Bukowski'yi  forvet:)(abi adam her maça akşamdan kalma cebinde şişeyle geliyor ,her seferinde 50 m'den doksana takıyor,bir seferinde ayık geldi yerden kaldıramadık... )Niçe'yi defans(devleşiyor adam,üst insanım diyor millet maçta o havada  uçuyor altından geçiyorlar bu sefer ),Voltaire'yi kaleci  gerçi( size katılmıyorum benim takımım bu taraf nah geçerim sizin takıma  diyor ama kaleyi boş bırakıyor naaaptın ooolum diyosun ne var,nolmuş  herkesin gol atma hakkına saygı duyuyorum diyor.,Savunuyorum hakkınızı atın kardeşim atın diye patır patır gol yiyor . Başım oniynen beledadır.),Sokrat'ı  hakem,(Hak yemiyeyim diye her sn düdük çalıyor maçı p..ç ediyor,her düdükte futbolcuyu iki saat sorguya çekiyor ,onun yüzünden öğle başlayan maç akşam bitiyor,itiraz ettik geçenlerdeemin olmadan kart çıkartmam,karar vermem adalet, adalet deyü inadından baldıran içmeye kalktı ,köşede bekleyen Hipokrat zor kurtardı.)...Açıkları da ben dolduruyorum işte.

Küfredenler mi Naim Hoca'nın müritleri onlar.Ben edemiyorum (hoca ya) ''de hele benim yerime bi sövesiz şunlara'' diyor kim tutar müridleri..
Sonra da ''oh be rahatladım,sakın başka yerde yapmayasız emi,günahtır'' diyor...Müridler tamam  hocam deyip devam... 


NaRGiLe -

 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

22/6/2009 - MARİFETNAME,BİNBİR MARİFETİN BAŞUCU KİTABI

Yazan: akheneton
Karakedi deyince içimden geldi..

HANIMLAR İÇİN ÖNERİLER
Hanımını insanların kalabalık olduğu yerlere bakan eyvanlarda oturtmamak. Ta ki namahreme bakıp, halka meyli akmasın. Hanımına değerli ve süslü elbise giydirmemektir. Ta ki ziynet satmak için dışarı çıkmayıp evine bağlı olsun.

FAKİRLİĞİN SEBEPLERİ
1. Günah işlemek
2. Yalan söylemek
3. Sabah vakti uyumak
4. Bir gün bir gecede sekiz saatten çok uyumak
5. Soyunup çıplak yatmak
6. Çıplak iken abdest bozmak
7. Bir yanı üzerine yaslanıp ekmek yemek
8. Ekmek kırıntılarını yere dökmek
9. Cenabet iken ağzını yıkamadan yemek
10. Soğan ve sarımsak kabuklarını yakmak
11. Geceleyin evi süpürmek
12. Çöpleri evin içinde biriktirmek
13. Yaşından büyüklerin önünde yürümek
14. Anne ve babasını isimleri ile çağırmak
15. Eline geçen çer çöple dişlerini kurcalamak
16. Toprak ve çamur ile ellerini ovalamak
17. Eşik üzerinde oturmak
18. Kapının bir kanadına dayanmak
19. Helada abdest almak
20. Elbisesini üzerinde dikmek
21. Yüzünü yıkayınca yeniyle ya da eteği ile silmek
22. Evde örümcek yuvasını saklamak
23. Namazı kılmada gevşek davranmak
24. Sabah namazını kıldıktan sonra camiden erken çıkmak
25. Her sabah çarşıya erken gitmek
26. Çarşıdan eve geç dönmek
27. Dilencilerden ekmek kırıntılarını satın almak
28. Kendi evladına beddua etmek
29. Biti ateşe atmak
30. Gece kapların ağzını açık bırakmak
31. Mumu, kandili nefesle söndürmek
32. Boğumlu kalemle yazmak
33. Dişi kırık tarakla taranmak
34. Anne, baba ve üstadına duayı unutmak
35. Sarığını otururken sarmak
36. Ayak donunu ayakta giymek
37. Dilenciye kızıp boş çevirmek
38. Kısıp ihtiyacından az harcamak
39. İsraf edip haddinden çok harcamak
40. Geçim işlerinde gevşek davranmak
41. Kapısız evde yalnız yatmaktır.

UNUTMANIN SEBEPLERİ
1. Çok günah işlemek
2. Çok düşünmek ve üzülmek
3. İş ve meşguliyeti çok ve dağınık olmak
4. Taze çeşniş yemek
5. Ekşi elma yemek
6. Ense çukurundan kan aldırmak
7. Deve katarı arasından geçip gitmek
8. Mezar taşındaki yazıları okumak
9. Asılan adamın yüzüne bakmak
10. Canlı biti yere atmak
Bağlantı

22/6/2009 - Merhaba

Yazan: birdemethasret
Çok anlamasamda seviyorum senin yazılarını :) kendine iyi bak :)

------------------------------------------------------------------

Bugün bir karakedinin önünden geçtim.
Kedinin başına gelmeyen kalmadı ..
Bunun içindir :))

hoşgeldin Murat sevgi ile..

Düzenleyen amozonik gün: 22/6/2009 saat: 18:47
Bağlantı

20/6/2009 - YALAN vallahi YALAN/vakt-i cinnet'te /cennet

Yazan: hikayelerdirgeriyekalan
amazonikkkkkk...özel hayatında da böylemisin?çok hoşsun,cinnet durumlarından cennete çevirirsin:))sen neymişsin beeee:))şaka bi yana yazılarınla stresimi atıyorum vallla:))yalan değil... valla dedim:))Sevgiler

---------------------------------------------------------------------------------------------------
Özelleşmiş organizmayım ...
Dizaynım böyle :))
Ben neymişim bee hakkat neymişim(aval aval sağa sola bakınıyorum,feci gaza basasım geldi işte)
Cinnet geçirdiğimde çok eskiden Gürkan Özkan'a benziyordum :))):)))))
Şimdi sprey kullanıyorum fıs,fıssss bir hamlede...
İlahi emi..
gel hep gül beklerim

http://www.dailymotion.com/video/x1qfdf_gurkan-ozkan_sport

izle hemen hız yapalım...:))




Düzenleyen amozonik gün: 20/6/2009 saat: 23:18
Bağlantı

20/6/2009 - Adem değil Alem'di..

Yazan: isimsiz

Naim Hoca bir adem değil, bir alemdi;

Güvenlik ihlallerinin arttığı ve siyasi gerilimin yükseldiği bugünlerde Erzurum, Naim Hoca gibi bir manevi dinamiğe ihtiyaç duyuyor.

Türkiye kamuoyu Naim Hoca;nın adını acımasız bir terör eyleminden sonra akıllardan bir daha çıkmayacak şekilde duymuştu. Kötü haber akşamın ilerleyen saatlerinde Erzurum;a ulaşmıştı. Teröristler Pasinler ilçesine bağlı Çiçekli köyünde 6 vatandaşı daha katletmişti. Ağıtlar gökyüzüne yükseliyordu. Son bir hafta içerisinde 38 kişiyi teröre kurban veren dadaşları artık evlerinde tutmak imkansızlaşmıştı. 10 yıl önce 31 Ekim günü akşamında 10 binden fazla Erzurum;lu teröre lanet yağdırarak sokağa dökülmüş, doğu kökenli vatandaşların yoğun olarak bulunduğu Mahallebaşı semtine yürüyüşe geçmişti.

Vali Oğuz Berberoğlu beraberinde 9. Kolordu Komutanı Korgeneral Doğu Aktulga olduğu halde megafonla öfkeli kalabalığı yatıştırmaya çalışıyor ama başarılı olamıyordu. Öfkeli kalabalık bir sel gibi Cumhuriyet Caddesi;nden Mahallebaşı semtine doğru Hükümet istifa;, ;Kahrolsun PKK;Ordu millet el ele; sloganı atarak yürüyordu. Polis önemli kavşaklarda panzerler eşliğinde barikat kurmuş ancak halkın öfkesinin önüne yine geçilemiyordu. Vali Berberoğlu şehirde istenmeyen olayların önüne geçebilmek için hemen bir sivil ekip göndererek Naim (Gölleroğlu) Hoca;yı evinden aldırıp kalabağın önüne dikti.

Gerilimin doruğa çıktığı anda megafondan, ;Ula müslüman hele dikkat buyur. Siz ne yapır, nereye gidirsiz. Casusların oyununa alet olirsiz. Oyuna gelmeyen evinize gidin. Devlet suçluları bulup cezalandıracaktır. Allah bu vatan hainlerini Kahhar ismiyle kahredecektir. Sakin olun. Evinize gidin. Ordumuz, polisimiz hainleri bulup cezasını verecektir. Bir cahillik yapıp da kardeş kanı dökmeyelim; sözleri duyuldu. Kendilerine aşina gelen üslubun etkisiyle sakinleşen,Erzurumlular hep bir ağızdan İstiklal Marşı;nı okuyup dağılmıştı.

Muhtemel bir kardeş kavgasını engelleyen Naim Hoca, ertesi gün bütün ülke gündemine girmişti. Dönemin Başbakanı Tansu Çiller, Naim Hoca’yı Ankara;ya davet etmiş ve gösterdiği soğukkanlılık ve başarıdan dolayı şahsen tebrik etmişti. Naim Hoca ise her zamanki gibi mütevaziliği ile ;Bak dikkat buyur, bir millet vatansız ve devletsiz yaşayamaz. Bu devlet bu millet hepimizin. Bizi bir birbirimize kırdırmak isteyenlerin oyununa alet olmayacağız; sözlerini aktarmıştı.

Din, dil, ırk, cinsiyeti ayırımı yapmadan herkesi Yunusça seven Naim Hoca, siyasetçilerle birlikte ancak siyasetten uzak bir yaşam örneği sergiledi. Eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren;den, işadamı Adnan Polat;a kadar geniş bir yelpazede vizyon sahibi olan Naim Hoca, aldığı medrese terbiyesi ile hayatı boyunca hep sade, gösterişten uzak ve diğergam yaşadı.

Naim Hoca varken taraftar küfretmezdi

Yaz, kış, yağmur çamur, deplasman demeden ilerlemiş yaşına rağmen Erzurumspor;un maçlarına giden Naim Hoca, şeref tribününden tezahüratta bulunur, bazen heyecanından koltuğuna oturamayarak ayakta maçı seyrederdi. Erzurumspor;a bir kere gönül vermişti Naim Hoca. Erzurumsporlu taraftarlar da Naim Hocalarına gönül vermişti. Naim Hoca maça geldi mi hakeme ve karşı takımın oyuncusuna küfür ve hakaretler yok denecek kadar azalıyordu. Naim Hoca futbolun toplumdaki kaynaştırıcı etkisini çok iyi bildiğinden, fırsat bulduğu her imkanda taraftarlardan küfürsüz bir maç seyretmelerini ve takımlarını yürekten desteklemelerini isterdi. Eksi 30 dereceye varan şiddetli soğuklara rağmen başında mavi takkesi, sırtında pardesesü ile Erzurumspor;un maçına giden Naim Hoca, 1995 yılında Türkiye Milli Olimpiyat Komitesi tarafından Fair Play;e aday gösterilmişti. Hoca aynı yıl Litvanya;nın başkenti Vilnius şehrinde Fair Play(büyük ödülü) alan Türkiye;nin ilk din adamıydı...

Bir yaz günü dönemin valisi Oğuz Berberoğlu makam aracıyla Naim Hocanın Gürcükapı semtinde bulunan Hacılar Hanı;ndaki işyerine gelerek Hocayı maça davet eder. Birlikte Cemal Gürsel Stadyumu;na giderler. Karşılaşma başlar. Dadikalar ilerler, ikindi vakti de gelmiştir artık. Naim Hoca bu ya, namazı ya kılacak ya da kılacak. Vali Berberoğlu;nun omuzuna hafifçe dokunan Naim Hoca, ;Sayın valim ben sizin davetinize icabet ettim maça geldim. Şimdi siz de benim davetime icabet edin birlikte camiye gidip namaz kılalım der.

Gönlünde pilot

olmak yatıyordu

Mavi gökyüzünde uçmak onun hayallerini süslüyordu. Şöyle Erzurum;a bir yukarıdan bakmak ne güzel olurdu. Gerçi, sık sık çevre illerdeki gezi ve programlara cumhurbaşkanı, başbakan veya bakanların davetlisi olarak UH 1 veya Skorsky tipi helikopterler ile seyahat ediyordu. Ama Naim Hoca;nın gönlünde yatan aslan pilot olmaktı. Bu amaçla Naim Hoca ölümünden bir yıl önce Türk Kuşu;na müracaat etmiş 30 dakikalık bir intibak eğitiminin ardından fahri pilotluk sertifikası almıştı.

Naim Hoca cömert bir insandı. Hakkın rızası yanında bir hırka yeterdi ona. 4 metrekare büyüklüğündeki kuyumcu dükkanı ziyaretçileriyle olduğu kadar, borç isteyenlerle de dolardı. O da ne senet imzalar ne de kefil ister, elinden geldiğince verirdi. Verdikleri geri gelir miydi? Yüzde 40ı gelirdi. Yüzde 60;ı için ise Naim Hoca üzülür, ;Bu insanlara değil toplumun bu kadar yoksullaşmasına üzülüyorum. Adam aldığı borcu getiremeyecek kadar fukaralaşmış; derdi...

Hayat su gibi akmıştı. 1984 yılında 5 yıl önce hayat arkadaşı Hatice Hanım;ı kaybetmişti Naim Hoca. 21 yıl önce 75 liraya Asri Mezarlıkta satın aldığı aile kabristanına defnetmişti hayat ve ahiret arkadaşını. 4;ü kız 5 çocuğuyla başbaşa kalmıştı şu yeryüzü zindanında. Zindanı ancak amel ile iman ile sevgi ile güzelleştirmek isteyen Naim Hoca, aldığı Medrese eğitimiyle bu sırra vakıf olmuştu. Ülkenin manevi dinamiklerinden Alvarlı Efe Hazretleri;nin dergahında yetişmişti. Askere gidene kadar berberlik yapıyordu. Vatani görevini de memleketi Erzurum;da Ordu Donatım Komutanlığı;nda berber olarak tamamlamıştı. Askerden sonra berberliği bırakmış Hacılar Hanı;nda kuyumculuk yapmaya başlamıştı. Ama O gönüllerin hazinesi olmayı tercih ediyordu.

Eylül yağmurları eski bir dost gibi ayrılık gözyaşı döküyordu. Ekimin hüzünlü esintileriyle hava serinlemiş artık ağaçlarda yaprak dökmeye başlamıştı. Kış yakındı. Ömrünün sonbaharında başka sonbaharlar görmek istemeyen Naim Hoca, sararan yaprakların gazellere dönüşmesi gibi 13 ekim 1999 günü saatler 7.30;u gösterirken sessizce ayrıldı aramızdan. Ruhu serbest kalırken yaşlı ve yorgun cesedini hapseden tabutu taşıyanlar arasında dönemin Diyanet İşleri Başkanı Mehmet Nuri Yılmaz da vardı. Kadim dostunu ebediyete uğurlarken Yılmaz;ın dudaklarından bir tılsım gibi bir ifade dökülüyordu:

'Naim Hoca bir adem değil bir alemdi..'

alıntı



Düzenleyen amozonik gün: 20/6/2009 saat: 18:20
Bağlantı

20/6/2009 - Naim Hoca

Yazan: naim hoca

Naim Gölleroğlu Hoca emekli camii imamıydı. Bilgili, kültürlü bir insandı; özellikle tarih bilgisi çok kuvvetliydi. 69 yaşında akciğer kanserine yakalandığı güne kadar çarşıdaki 3 - 4 metrekarelik küçük dükkanında bakırcılık yaparak hayatını kazanıyordu. 4 yıl boyunca kanserle mücadele ettikten sonra 1999 yılının 13 Ekim günü, 73 yaşında vefat etti.

O kadar çok seviliyordu ki, istese bir tarikat kurup çuvalla para kazanabilirdi ama yobazlıkla hiç ilgisi olmayan, Atatürk ve Cumhuriyet aşığı bu değerli insan ömrünün sonuna kadar bakıra çekiç vurarak ekmeğini kazandı. Emekli maaşına ise el sürmüyor, Mehmetçik Vakfı'na bağışlıyordu. Dükkanının duvarında bir Atatürk resmi ve Türk Bayrağı asılıydı. Kendisini ziyarete gelenlere din değil, Kuva-yı Milliye'yi ve Atatürk'ü anlatırdı... Bölgede çok sevilen bir kişi olduğu için bakanlar, milletvekilleri, siyasi parti liderleri oy umuduyla sık sık kapısını çalarlardı ama hiçbirine yüz vermezdi.Hem şair, hem de nüktedandı; şiirleri ve nükteleri vefatından sonra kitap haline getirildi. Şiirlerinin çoğunu Atatürk için yazmıştı.

Vefat ettiği gün bütün Erzurum ağladı. Bir tane esnaf bile dükkanını açmadı. Türkiye'nin dört bir yanından gelen yüzbinlerce kişi cenazesine katıldı. Kalabalık camiiye sığmadığı için cenaze namazı caddelerde kılındı. Başta Korgeneral olmak üzere 9. Kolordu Komutanlığı'nın tüm subayları da cenaze törenindeydiler çünkü rahmetli
Naim Hoca gerçek bir Atatürkçüydü. Naaşı geçerken tüm askerler selam durdular ve üzerinde Atatürk resmi olan bir çelengi kabrine koydular. En büyük özelliği de "moskof" dediği komünistlerden aşırı derecede nefret etmesiydi, tüm Erzurumlular gibi...

İşte Naim Hoca'nın yaşadığı bazı olaylar:

********************************

Erzurumlu Naim Hoca yine hareretli bir vaaz veriyordu. Günah ve sevap konusunu anlatıyor, insanIn günahıda, sevabıda bu dünyada kazanacağından söz ediyordu Konuyu anlattı anlattı, en sonunda şöyle dedi:
- Bahın gözüm cemaat ! Günahnan sevap neye benzer bilirmisiz? Hani yeni çıhmış bir maçine varya, bankalara goymuşlar, bele gidir içinden para çekirsen.. Bu arada cemaatten biri "Hocam onun adı BANKAMATİK" diye ikazda bulundu.
Naim Hoca tastik ederek:
- Temam, işte o matik varya, ona gidir bir kart sohirsen sonra birgaç numara yazirsan. Eğer daha önce para yatırmışsan maçine hemen istediğin parayi verir. Yoh daha önce para yatırmamışsan, maçine sene diyir çi :
"Ula *****, sen ne parasi yatırdınki şimdi de benden isdirsen? Hadi ordan çekil!... " İşte sevapda buna benzer. Eğer bu dünyada sevap yaparsan , öbür dünyada garşına gelir. Yapmassan, heç bir şey bekleme!...


******************

Merhum birgün Erzurumsporun maçına gider, oynanan oyundan memnun değil fena halde canı sıkılır. Bir türlü maç istediği gibi gitmez tepki vermesi gerekiyor, bağırır çağırır olmaz canı fena halde sıkılan hoca yanındaki kişiye döner bir hışımla;

"Ula uşağ ne durirsen avu fitbolcilere bir söysene."

Yanındaki adam bir güzel küfür yağdırır.

"Eferim ola şimdi rahatladım seni gidi hırpo seni başka zaman sakın bele küfür etme temam mi"

************

Erzurumspor 1.Ligde olduğu zamanlarda önemli bir maç var günlerden de cuma günü ve maç saati ile namaz saati çakışıyor. Kendisi de maçta, soruyorlar Naim hocaya;

" Hocam cuma namazını kaçıryoruz"

Naim hoca ;

" Namazın kazası(telafisi) olur ama böyle bir maçın kazası olmaz "

**************

Bir gün camide vaaz verirken dar kotlar hakkında şöyle demiş:
-Garilariniza gızlarınıza o daracık kotları giydirmeyin, ey cemaat herbiyerleri ortada. Cemaatten biri seslenmiş:
-Ama Hoca, senin kızların da giyir.
Hhoca:
-He ama çokta yakışır bacaksızlara.

**************

Rahmetli Naim Hoca camide vaaz verirken ,sırtını duvara ya da direğe dayayıp uyuyanlara kızar , sağ işaret parmağını sol dirseğine getirip şöyle dermiş :
- Müslüman ahan bele gedayıf dolmalarıni götürirsiz, gelir camide de hır hır uyursiz, hele gahın uşah,gahın, ellem gullem etmeyin.

**************

Zamanın Diyanet İşleri Başkanı Ömer Nasuhi Bilmen Hoca Erzurum'a gelmişken okuduğu medreseyi de ziyaret etmek ister ve Şeyhler medresesine gider.O sıralarda da Naim Hoca hem Şeyhler Camiinde müezzinlik yapmaktadır hem de yanındaki medresede talebe okutmaktadır. Uzun ağızlığına cıgarasını takmış, bir ayağını uzatmış, Hocanın verdiği selamı "elesine" almıştır. Gelen başında biraz bekleyince:
-Gurban adın bağışla, der Naim Hoca.
Başında bekleyen:
-Ömer Nasuhi
Naim Hoca'da jeton düşer gibi olur.
-Bülmeni de var mi?
-Evet. Naim Hoca yerinden fırlar ve Ömer Nasuhi Hocanın eline uzanırken:
-Buyurun ceneze namazına, der.

**************

Teravih namazı sırasında gürültü yapan ve hocadan evvel veya sonra secdeye varan; caminin mahfel denilen üst kısmındaki kadınları şöyle uyarır Hoca:

-Mahfildeki garılar, ele tek tek yatıp galhmak yok. Bundan sonra bennen yatıp, bennen bereber galhacahsız!

*************

Bir Ramazan günü Erzurumlu iki arkadaş Naim Hoca'ya giderek bir mesele danışırlar. Ramazanın ortasında Antalya'ya gidecek olan bu iki arkadaş, denize girerlerse Oruçlarının bozulup bozulmayacaklarını öğrenmek isterler. Hocaya :
- "Hocam, acaba Ramazanda denize girersek orucumuz bozulur mu bozulmaz mı?" diye sorarlar. Naim Hoca, her zaman ki haliyle önce gözlerini büzer ve düşünür, sonra da şu cevabı verir:
- Uşah Ramazanda siz denize girersez orucuz bozulmaz, ama deniz size girerse orucuz bozulur.

***************

Erzurumspor yenilirse küme düşecek, berabere kalır ya da yenerse ligde kalacaktır. Hoca'dan dua etmesini isterler:
- Hocam bi dua et de takım yensin, heç degilse berabere galsın.
Hoca dua eder. Maçın 90 dakikası berabere biter ama Erzurumspor uzatmalarda bir gol yer ve küme düşer. Taraftarlar:
-Ne biçim dua ettin" diye Hoca'ya çıkışırlar. Hoca:
- Ula uşah ben 90 dekke için dua ettim. Ne bülim ***** uzadacah!.

*****************

Bir keresinde Erzurumlu Naim Hoca çıkmış vaaz kürsüsüne, başlamış guslün farzlarını anlatmaya. Farzlardan ikisi aklına gelir, üçüncüsü gelmezmiş. Naim Hoca Erzurum şivesiyle kürsüden cemaate sorar:

"Söyleseniz be zemaat, öbürü neydi?"

*******************

Ceviz Kabuğu programında sık sık "Hele bi dal cugara verde içek" deyip, tek ayağını altına alıp bir türlü edememiştir.

*******************

Yıllar önceydi. Merhum Naim Hoca'nın dükkanı soyulmuş dediler. Geçmiş olsun demek üzere; iki kişi otursa yeni gelen üçüncüye yer kalmayan- minik dükkanına uğradım. Her zamanki gibi neşeliydi, yine nükte ve beyitleriyle karşıladı. Doğrusu şaşırmıştım. Üzerinde, para pul altın nesi varsa içinde yer alan minnacık kasası da götürülen, Erzurum'un millî şahsiyetlerinden Naim Hoca'da, hiç de soyulmuş adam havası yoktu. Ben geçmiş olsun dedikten sonra hayretimi de dile getirdim ve sebebini sordum.

-Varisler üzülsün! dedi, Allah rızkımı hep verdi, yine de verecektir. Fazlası onlara kalacaktı.

Meğerse bu, üçüncü soygunmuş. Geçen yıl rahmetli olunca bir vesile ile bu hatıramı anlattığım zaman sohbette hazır bulunan bir Erzurumlu, Naim hoca'nın ölümünden önce, dükkanının sekizinci sefer soyulduğunu
ilave etti. (

****************************************************************************

Erzurum'da Türkler ''Ya Allah'' diye yürüyüşe kalktığı zaman asker yürüyenleri durduramamıştır.Karşısında askeri araçları gördüğünde dahi ''en büyük asker bizim asker '' diyerek dinlemeyen ve sinir içerisinde ve evlerinde saece çocukları bırakarak yürüyen halkı birkaç cümle ile durduran bu insanı Amerika'dan araştıranlar olmuştur.
Söylediği şu idi...

''Allah'ın verdiği canı Allah alır,etmeyin onlarda insandır...''

Düzenleyen amozonik gün: 20/6/2009 saat: 17:57
Bağlantı

20/6/2009 - selam

Yazan: xderbederx
teşekkür ediyorum...
kullanıcı adı ve şifreni degiştirmez isen memnun olurum
bende parçalar yüklüyorum oraya yani bende izin verirsen kullanabilirmiyim
tşk ederim...muhabbetle

-----------------------------------------------------------------------------------------------
Rica ediyorum....
Kullanabilirsin...Hepsi senindir yükleyebilirsin..
Ben de ekleyeceklerin için şimdiden teşekkür ediyorum..
sevgi ,saygı ile


Düzenleyen amozonik gün: 20/6/2009 saat: 17:06
Bağlantı

9/4/2009 - ***

Yazan: mavikadife
Bayıldım...üç kere okudum....
içimden nara atmak geldi...
izninle,,,,,,,,heeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeyyyyyyyyyytttttt uleynnnn
ohh...
sağol:))

---------------------------------------------------------------------------------------------------
(elini göğsüne koyar)

yakışır abla:))

sevgilerimle
sende sağol:)

Düzenleyen amozonik gün: 9/4/2009 saat: 12:55
Bağlantı

8/4/2009 - Selamlar....

Yazan: kapalikapilar
İyi geceler Amazonik...
Valla kusura bakma bu dizeler ve satırlardan sonra benim buna ekleyecek bir şeyim yok...
Daha önce de dedim ya ''siz çok farklısınız,bunu yazılarınızda ve şiirlerinizde görebiliyorum...
Sizin yazılarınızı iki defa okuma gereği duyuyorum...
Çünkü bir okumada anlayamıyorum:)
Şaka şaka büyk keyif alıyorum yazılarınızı okurken...
Ayrıca bloğumu ziyaretiniz beni çok memnun etti...
Değerli yorumlarınız için de teşekkürler...
saygılarımla

*******************************************************************************
keyifle okumalı Sevgili Kapalıkapılar..
Teşekkür ediyorum
saygı ile:)

Düzenleyen amozonik gün: 8/4/2009 saat: 23:09
Bağlantı

8/4/2009 - daydream

Yazan: anti-bakteriyel
submission durumu.(boyun eğme yani)çatışma ve kaygıdan kurtulabilmek için etkiler kabulenilir tartışmasız uyum gösterilir.Birçok şeye tartışmasız uyum gösterilir.Yaşam boyu aşırı geliştirilir ise bazı düşüncelere öğretilere kişilere körü körüne inanma,bağlanma,bağnazlık ortaya çıkar.

Hayaller kurmak;
geçek yaşamda doyum olanğı bulunmayan isteklere düş yolu ile doyum aranır.Ancak bazen gerçekler ile karıştırılırsa ruh sağlığı bozulur.Faydalıdır yaratıcılığı arttırır.Dozunda olur ise elbet.

Ve hayalinde doğan âlem yaklaştıkça
dalga kıvrımları ardında bütün tenhalık
başka bir çerçevedir gitgie dünya artık

Yürü! hür maviliğin bittiği son hade kadar
İnsan aleme hayal ettiği müddetçe yaşar

sanatçıların ilhamı bu tür bir savunma düzeni ürünüdür

Ne olur kim oluğunu bilsem Pia'nın
ellerini tutsam bir ölsem
böyle uzak seslenmese
ben şehre geldiğim vakit
o başka şehre gitmese

Atilla İlhan burada ulaşılamayan sevgiliye seslenmiştir.Daydream'larınızdan vazgeçmeyiniz.Güneşi hayal edin,elbet ay'ı tutarsınız.(emek verirseniz elbet)




Düzenleyen amozonik gün: 20/6/2009 saat: 17:28
Bağlantı

8/4/2009 - *****

Yazan: cornelius
İşte böyle gözünüze büyütüyorsunuz büyütüyorsunuz sonra ben neymişim be !diyorlar..Birisini tanıyorum birisini her dediğine öyle,evet,he diyen dedikçe değeri bilinmeyen sevdiğini yücelttikçe yerlerde sürünen.Sonunda ne oldu biliyormusun hayata dair bir iki umut kaldı ise ellerinde onlarıda aldı alan.


.....................................................................................................................

Amelia itiraz etmek va hatta kaçmak için ani istek duydu.Ama bunun hiçbir yararı
olmayacağını biliyordu.Nasıl bir hata yapılmışsa önünde sonunda düzeltilecekti.Başını dik tutarak ,güneşli tapınağa girer gibi hücreye girdi.Kapı arkasından gürültü ile kapandı ve kilitte dönen anahtarın sesini duydu.Muhafızlar meşalelerini de alıp uzaklaşınca ortalık karardı.Amelia paniğe kapılmıştı.Kapıya koştu ve bütün gücü ile yüklendi.Başının hemen üzerinde,boynundan yüksekte,parmaklıklı bir açıklık vardı.Parmaklarının üzerine bastığı halde dışarıyı göremiyordu.Ama koridordaki şamdanlardan solgun bir ışık yayılıyordu.
Bir süre sonra gözleri karanlığa alıştı..........(kutsal taş)

Yaşanmış hiçbir aşk hikayesi'''yarım değil''dir.Yaşayan herşey gibi her aşk öyküsünün öyle ya da böyle bir sonu vardır.İnsanların son'dan beklentileri hep en iyi belledikleri ve bunların gerçekleşmesinin kendilerine vereceği ''haz istemi''dir.
Bazen karanlık 'ebediyyen sevilmek ve sevildiğini sevileceğini bilmek'.Keşke gözlerimiz hep böyle karanlıklara alışsa.(keşkeleri sevmesemde)Böyle birşeyi yok farzedersek hayatımız boyunca sonunda öleceğimiz için yas tutmamız gerekir.Bazı aşk'larda böyledir,hayat gibidir.Sonunda ölüm olduğunu bile bile yaşarsın,hayat gibi yaşarsın her an'ı,her düşüncesi değerlidir.Arada bazı sorunlar,problemler çıkar telafi edersin ama ne kadar doktor tanırsan , her masadan kalkışın sorunu o an çözdüğünü ve ölümden kaçamayacağını seni yine beklediğini bilirsin...
Evet hayat gibidir bazı sevgiler.onu ölümle birlikte seversin.Ne yaparsan yap olmaz ve ne yaparsan yap olmaz işte.

melike

inatçı çıktı :))




Düzenleyen amozonik gün: 8/4/2009 saat: 17:00
Bağlantı

8/4/2009 - .....

Yazan: BibiS
yaklaştım...
sar sarmala beni..:)
şiirimi aldım,şarkımı dinledim gittimmm
ama ruhumu burada bıraktımm...

sevgiyle kal

*************************************************************
emanete hıyanet vatana ihanettir :)
ruhuna gözüm gibi bakaciim benn...
gerekirse koordinatları da bırakabilirsin :)
öptüm..

Düzenleyen amozonik gün: 8/4/2009 saat: 16:42
Bağlantı

8/4/2009 - ....

Yazan: BibiS
yeni türküye bayılırım bu şarkı da harika...
elmalı nargile hmmm
güzeldi güzell...:)
şiire yorum bile yapmıyorum sen tahmin et,yazsaydım neler yazardım :)

sevgiyle kal

********************************************************************
:))
senindir şiir eğlenelim gitsin :))
ettim tahmin ettimmmm
yaklaş bakim kollarımın altına iyice bi :)

Düzenleyen amozonik gün: 8/4/2009 saat: 16:21
Bağlantı

8/4/2009 - :))))

Yazan: busegul
"deli gibi" diyolar buna canım hihihihihi

---------------------------------------------------------------------------------------
insiyak/instinct durumları sanki.
Hani öğrenmeyle kazanılmayan değişmeyen türe özgü bişi...
güdünün temelinde yatan bişi :))
içtepi gibi depik attımıı tepi tepi veriyo:)
Hey Allah'ım
delirmeli zati insanlar mutsuz bişe


Düzenleyen amozonik gün: 8/4/2009 saat: 14:57
Bağlantı

8/4/2009 - sev sev .......

Yazan: busegul
sev inadına ,sev acıtır kanarcasına,
Bütün dünyayı sararcasına sev,
Bedel ödenecekse seevdim ödedim dersin,
sev bakalım delikanlım sev sevebildiğin kadar diyor bir sarkıda,,
sevdin mi?
:))


----------------------------------------------------------------------------------
bi tuhaf seviyorum sanki ben bile korktum valla
:))


Düzenleyen amozonik gün: 8/4/2009 saat: 14:46
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Kategoriler

  • GENEL KULTUR
  • A T A T U R K
  • BEYİN
  • bilim
  • buclar
  • BUKOWSKI
  • ceviri
  • D E S T A N L A R
  • DARWIN
  • deneme
  • din
  • felsefe
  • FREUD
  • guncel
  • guzel sozler
  • hikaye
  • kisisel gelisim
  • kitap
  • kozmetik
  • KPDS
  • LEIBNIZ
  • M A S A L
  • M E V L A N A
  • M I S I R
  • Mİ T O L O J İ
  • NIETZSCHE
  • OSCAR WILDE
  • oykuler
  • PLATON DEVLET
  • psikoloji
  • satranç
  • SIIR
  • SİYASAL PROPAGANDA
  • tabiat
  • tarih
  • TOPLUMUMUZ
  • voltaıre