-Bu resimleri istiyorum ve yanınıza geleceğim sevmek için
dedim.
-Bilgisayardan kız sana yollasın yayınla diye,gel dedi tabii gel ,gelsen dönmek istemezssin..
Bir ara,
-Hiç özeniyormusunuz bize ?
dedim...
-?
-Yani bu merkezdeki bayanlara,bize, bakın süslü püslü,ojeli,bir giydiğini bir daha giymezler,ayakkabılamıza göre çantalarımız vardır bizim.Hiç özeniyormusunuz bizlere siz?
-Biz hafta sonu gezmek için gelmeyi seviyoruz...
dedi.
''Sakın özenmeyin sakın size nasıl gülüyorum,mutluyum ,şimdi sizin yerinizde buradakilerden birisi olsa idi bana eteğimi nereden aldığımı soracak idi,aldığı ayakkabılardan bahsedecek idi..Bana yeşillikten doğadan değil,hangi mağazada indirimler olduğundan ya da ,üçüncü şahsın hakkında konuştuklarından bahsedecekti...Biz hep buna benzer şeylerden konuşuruz..Biz gülerken bile çok mutsuzuz ve derdimiz ihtiyacımız bitmek tükenmek bilmez.....Onun için;
Siz sakın bize özenmeyin ama ben size çok özeniyorum....''
Dedim parmağımla ''asla'' işareti yaparak....
Konuştuk,konuştuk,konuştuk.....
Ve perşembe günü yapılacak olan ve davetli olduğum bir kalabalık okuma günü için sen bunu yapacaksın,ben bunu yapacağım,sen sabahtan geleceksin..ve..
Birisinin kızı üniversiteyi kazanmış ve yoksulluktan gidememişti ........
Tek tanıdığım o idi zaten....
Geçen hafta söylemişti.......
ve.......
deniz yıldızı hikayesine gönülden inandığımı düşündüm dün yine.........
''Bak, o kurtuldu ama.''
******
Geçen gün bir haber aldık.
- -------- oğlu kendisini silahla vurmak süreti ile intihar etti..
-??????
-Önemi yok ki artık ?????? nin..Giden gitmiştir...20 yaşında....
Dün taziye ziyareti için dört bayan gittik.Anne perişan..Ne diyeceğini bilemiyor insan...
Annenin canı yanar ziyaretçiler kendi başlarına gelenleri anlatır..Öylece bakarsın...Söyleyeceğin her kelimeyi seçmeye çalışır,hiçbirini layık göremez konuşanları izlersin.
Ben de öyle yaptım...
Baba birşeyler açıklamaya,oğlunun nasıl birisi olduğunu,bir sebebi olamayacağını anlatmaya çalışıyor ama...
Hissettim birşeyleri....
Ama biliyordu baba nedenini,
Anladım, o da anladı....
Ne ise...
Bir bayan geldi üzerinde 80 yaşında ninenin elbisesi,500 lük tesbih,baştan savma sarılmış sarmalanmış bir baş,yüzde bir boşvermişlik.Dua üstüne dua.....
Birine benzettim.
Annemin arkadaşına.
Beline kadar hergün sardığı lüle lüle sarı saçları ile bakımından kokusundan taviz vermeyen Beyhan abla ya.
Ama,
Olamaz dedim.
-Biz artık kalkalım
dedik ve vedalaşırken o bayan bana
-Sen şeyin kızı değilmisin?
deyince...
-Beyhan abla sen misin ?Deminden beri bakıyorum ama değildir dedim.
dedim.
Birden ağlamaya başladı...
-Adem'imi kaybettim.
??????
-Bir yıl oldu.İş kazası...
Çok ağladı..
İçim sızladı.
Ben de ağlamaya başladım
Lise arkadaşımdı...
Babanın sözleri kulağımda çınladı:
''Kucağımda ölenler oldu,neler gördüm,kaç arkadaşımın çocuğuna şahit oldum,ben böyle bir acı ne gördüm ne duydum.Bundan sonra herşey boş,günümüzü sayacağız.''
Anne:
''Bundan sonra bütün çocuklar benim çocuğum,ben herkesin annesiyim.''
diyordu....
Çıkmadan evvel...
Bir başka bayan Hayat abla ise İtalyan konsolosluğunda görevli iki abisinin
konsolosluk binasında tarandığını ve cenazeleri kaldırmak için İngiltere'den gelecek olan abi beklenir iken yolda karşısına çıkan bir hayvan sürüsünün trafik kazası geçirmesine vesile oluşu sonucu onun da cenazesinin gelmesini anlatınca............
Çıkan ah yazık sesleri,film gibi sözcüklerinin içerisinde,
ben nerelerdeyim,kendimde bilmiyorum....
Çoktan sabaha gitmiş,yarına doğmuş halde idi dumur olmuş beynim....
Bu kadar işte...
Bir anlık bilinç kaybı ve sıkılan kurşun..................
Bir işyeri ve bir kaza.....
Bir yanda gözyaşları,intiharlar,silahla taramalar,kazalar,acılar...hepsi maddi açıdan rahat....
Bir yanda odanın ortasındaki masanın üzerinde çekilmiş bir keçi yavrusunun resmi,mutluluğu yüzden akıyor olması....okula gidemeyen bir kız....
Anlayacağınız dün bana bolca düşünmek kaldı
Bazen akıllı olamıyor insan...
Ne çok çoğaldı ve değişti ölüm nedenleri...
Ölümün bile tadı var dı da o bile kaçtı denir mi hiç...