Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us
Image Hosted by ImageShack.us




Video: Cancion Del Mariachi Benzer: antonio, banderas, cancion, del


...geçiniz bir kalem... - Doyulmazdır,uğruna bir Cumhuriyet'lik ölmek/Aquarius - Blogcu



Doyulmazdır,uğruna bir Cumhuriyet'lik ölmek/Aquarius

13/6/2009 - ...geçiniz bir kalem...

Kategori: SIIR


Yoksa siz hâlâ anlaşılmaya mı çalışıyorsunuz?
Geçiniz bir kalem...

Dinlemediklerini farkettiÄŸim beri
Saldım gitti serçelerimi...

Ellerim hiç eldiven  sevemedi , sevmedi...
Tutunuz dost'um , tutunuz 
tutunuz ellerimi...










 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz!

2009-06-18 12:52:40 - selam

Yazan: newbahar
Dinlemiyorlar, dinlemeyecekler...
anlaşılamayacağım sanırım!
Konuşma yok, anlatamıyorum yazarak anlatabildiğim kadar...
Ben geçemiyorum ama, anlatmak, anlaşılmak isterim. Keşke insanlar yazarak iletişim kursalar!
Eldivensiz elleri tutacak dost nerede, nerede?...
Sanırım aha bugünden gayrı eldiven takıp tokalaşmak lazım. Başka oluru yok. Seviyorlar böylesini!

Harika bir şiir, bu aralar geç kalmışlıkla ziyaretlerdeyim.

Sevgiler

---------------------------------------------------------------------------------------------------
uzat ellerini tut ellerimi...
anlamaya çalışıyorum daha çok...
sevgiler canım teşekkür ederim..

Düzenleyen amozonik gün: 18/6/2009 saat: 13:46
Bağlantı

2009-06-15 22:47:46 - ..

Yazan: akheneton
..

Düzenleyen amozonik gün: 15/6/2009 saat: 22:51
Bağlantı

2009-06-14 21:39:45 - Bukowski

Yazan: amozonik
Pazartesi sabahları otelde, hasta, kira
parası yok, ve aç, aylardır aç, ve
bir sonraki şişeydi tek kaygımız,
zirveydi, Tanrı'ydı.

iÅŸ bulur
bir-iki hatta üç-dört gün
çalışırdım
ama kalkıp işe gidemeyeceğim gün
gelirdi
ve bazen hemen öderlerdi paramı
ama korkunç bir bekleyiş olurdu genellikle,
otel idaresini oyalamak zorunda kalırdık, her gece
iki-üç kez otel odamızı arayıp şarkıları,
küfürleri, kırılan eşya gürültüsünü
lütfen
kesmemizi isteyen otel
idaresini.

pazartesi sabahlarının keyfine doyum olmazdı ama,
bir ninni
ve 11.30 gibi kalkıp aşağı iner,
çöp bidonlarını karıştırır,
iki pazar gazetesini de bulup
yukarı çıkardım ve yatakta
beraber okurduk; karikatürleri, dünya haberlerini,
seyahat ve eğlence bölümlerini, küçük ilanlar ve
eleman aranıyor sayfaları dışında
herÅŸeyi...

birbirimizden güç alıyorduk sanırım -
hiçbir şeyi umursamamak gibi bir
eğilimi vardı ve
onun yolundan gittim
ben de.

sabah gazetelerinden sonra sokağa çıkardık,
ne çifttik ama! sigarasının etrafında öksürüp duran o
ve taranmamış saçlarımla
bir iç ve
dış alemde yitmiş
ben.

çalacak kapılar bulurduk: kaçık Rus mesela, şansı
yaver giderdi bazen, veya arada sırada hala iş bulabilen
bir mankenle yaşayan Tek Diş Lily - içki kıyağı
çekerlerdi bazen; veya barodan atılmış avukat
Eddie.

bir yerden içki gelirdi mutlaka, birileri dört ayak
üstüne düşerdi mutlaka, ve biz nasıl onlara
gidersek,
onlar da bize gelirler
bizi bulurlardı.
ve içecek neyimiz varsa paylaşırdık
onlarla.

ve anlatacak bir şeyler olurdu hep, kodese girip çıkmak
veya ölenlere dair daha çok: "hep girişteki
tabureye oturup o iğrenç puroları içen yüzü yanık
adamı anımsıyor musunuz? işte o artık..."

bir yerde oturup konuÅŸurduk, genellikle
Pazartesi sabahları: "Marty üç gün
üç gece eve uğramamış ve kapıyı
açtığında Edna iskemlede oturuyormuş,
kaskatı,
öleli iki gün olmuştu,
herhalde..."

bilmiyorum, iyi zamanlardı sanki, güneş
sıcak ve sürekliydi ve en iyisi
gecelerdi, karanlık ve ilginç geceler,
çünkü içki etkisini göstermiş olurdu
ve dünya
katlanılabilirdi
neredeyse.

yine de, tuhaftır, en iyi pazartesileri anımsıyorum, herkesin
iş-haftasına başladığı günü, sanayi düşüne takılmışlardı,
artık gerekli olmadıklarında
onları tükürecek bir sanayinin
düşüne

biz kendimizi tükürmüştük bile, düşlere
inanmayarak korkunç patronlarla bağlarımızı
koparmıştık, özgürlüğe çok yakındık, pazartesi
milyoneriydik ve asla kaybedemiyeceÄŸimiz
bir ÅŸeydi bu.

o ufacık odada oturup güler,
konuşur, boğulur ve içerken
birkaçımız
beraber -
mükemmele yakın, tam değil ama
neredeyse bilerek herÅŸeyi ziyan ettiÄŸimizi - bizi
yaratandan neredeyse daha
öfkeli -
yaptık
yaptığımızı
Bağlantı

2009-06-14 01:57:42 - ...

Yazan: akheneton
ellerim bakiredir.
Bağlantı

2009-06-14 01:06:29 - .............

Yazan:
Her doğum insanlık için sıradandır ama her hayat değil.
Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

Image Hosted by ImageShack.us

Image Hosted by ImageShack.us

Bağlantılar

Ana Sayfa
Profilim
ArÅŸiv
Atatürk
Google
Filozoflar
DENİZEAKANNEHİR
LİNKCİ
ATATÜRK'Ü İYİ ANLAMAK
ESKİ MISIR
osmanlı tarihi
AHMET HULUSİ
TOPLUM DUSMANI
ATLAS DERGİSİ
INTERLOCK
FIKRA CENNETİ
PSIKIYATRİ
OKYANUS
NUTUK/NUTUK
ATATÜRK'ÜN GENÇLİĞE HİTABESİ
KRONOLOJİ
DEĞERLİ TAŞLAR
FARABİ
İBNİ SİNA/BİLİM ADAMLARI
BİYOGRAFİLER
OÄžUZ KAÄžAN DESTANI
TARİH
GENBİLİM/ROMA HUKUKU
FOCUS
BİLİM VE TEKNİK DERGİSİ
KUR'AN-I KERİM TEFSİRİ
NARKOTİK
CUMHURİYET GAZETESİ
TSK
YALÇIN KÜÇÜK
NİHAT GENÇ
MİTOSLARIN ZAMANI
FELSEFE DERSLERİ
ANATOMİ
DİNLER TARİHİ
hadis
MİNE'L AŞK İLE'L HİCRÂN
şiir parkı
egitimhane
moortip
interlock
oyumben
tekimben
akheneton
amazon2

Image Hosted by ImageShack.us

Kategoriler