15/11/2009 - film şeridi/iyice bir saçmalayayım/deneme değil mi

Ölmeden önce bütün hayatın gözlerinin önünden film şeridi gibi geçermiş derler ya bu söz büyük ihtimal ile ki ihtimali yok kesinlikle film şeridi icat olduktan sonra edilmiş bir sözdür.
Peki nedir bu gözlerin önünden film şeridi gibi geçecek olan?
Ölmeden önce gözlerimin önünden Zorro filminin geçmesini istiyorum...
Antony Hopkins'e kuyruk çok yakışmıştı evet cama üç zorro konsun lütfen ...
Büyük ihtimal ile film şeridi ilan olmadan önce geçecek olanlardan çok farklı olacaktır geçecek olanlar.Hayret ile izleyeceğizdir Erol Taş'ı aratmayan zalimliklerimizi,Önder Somer tarzı çapkınlıklarımızı hani hiç yapamasakta bunu düşündüğümüzü belki de göreceğizdir.Türkan Şoray olduğumuzu kimi zaman,kimi zaman Aliye Rona'yı mumla aratacak oyunlarımızı..Şaka bir yana da nedir geçecek olan gözlerimizin önünden ama film şeridi gibi ama hatıralar buketi gibi ....tüm deneyimlerimiz...Başarısız olup tekrar denediklerimiz...Tekrar denemek için cesaret edemeyişimiz...
Son an'da gözlerimizin önünden geçecek olan birkaç anı'nın toplamından ibaret olmamalı yaşam.,
Yaşamı son an'larda yaşayamadıklarımızda kavrarız...Geç kalmış oluruz ...
Yaşam bir kere deneyimlenir..
Yaşam deneyimlerimizin toplamı ise ,sürekli bir deneme yanılma yöntemi ile ve başarısız birer deney insanı olarak ampirik düzlemin elimizde patlayan bombaları ile saçları havada ve kömürleşmiş olarak dili dışarıda einstein görüntüsü ile 'tamam itiraf ediyorum aslında burada kandırdım simbiyoz yaşam sürdürdüğüm varlığı ama insanı zorla ediyorlar kardeşim ver bi sigara bre moralim bozuldu giderayak yine...Keşke...''demek olmamalı yaşam...
Neler yazasım geliyor yaşam ile ilgili ,hayat ile ilgili,insanlar,canlılar ile ilgili,aşk ile ilgili vazgeçiyorum sonra düşünüyorum ,düşünüyorum ki okumanın bir çok zaman sadece A,B,C sembollerinin sistemli kombinasyonunu ezberleyenler ve sürekli aynı yoldan gittiği için birgün başka yol kullanmak zorunda kaldıklarında yollarını kaybedenler tarafından da yapılacağını düşündüğümde boşa harcayacağım enerjinin beni günlerce yemek yemesemde tok tutacağına gülüyorum yazar iken.
''Delilik akl'ın gölgesi gibidir,tek yapacağın güneşi iyi izlemektir...''
Gözlerimin önünden geçireceğim anıları ben belirleyeyim istiyorum ölmeden önce..Böyle kelebekler uçuşsun,filmleri aratmayan tuhaf maceralar felan geçsin .Mobese kameralarına yakalanmadan basayım kırmızı ışıkta.Çocuk gibi kaçayım sevdicemle,böyle çölün ortasında giydiğimiz yeşil kamuflaj kıyafetlerimizle sürüne sürüne sınırı geçelim köy ağası gözlerinden akacak yaşları tutamasın ilk defa insan olduğunu hatırlasın bize kıyamasın...Bu toplum insanı zorla yalancı,oyuncu,artist yapar valla...
Geçen bir ahbabım ile konuşuyorum da diyor ki;
''Kırküç yaşına geldim sonunda beni de zorla yalancı yaptınız,hiç biriniz ile görüşmüyorum dedim bütün arkadaşlarıma...''
Hah hah diye güldüm 'hayatım sen geç kalmışsın ben otuz dört yaşındayım ve hepsine prensip mes'elesidir sonradan başkasından duyup ardımdan konuşuyor demeyin hiçbiriniz ile görüşmeyeceğim...'' dedim...Tek cümle tek soru sormalarına fırsat dahi vermeden bitirdim işlerini.Artık konuşacaklar ise bunu konuşsunlar...
Çok daha fazlasını konuştuk..
Nedir insanları yıllarını paylaştığı insanları tek kalemde sildirmeye kadar gidecek olan..
Ölmeden önce gözlerimin önünden bu sahtekarlar ile geçirdiğim günlerin geçmesini istemiyorum açıkçası....Benim filmim gişe rekoru kırsın reca ederim...Aynen öyle yaptım yalnız kalma pahasına yine yaparım çünkü bana lazım olan şey ürünlerini satmak için beni ne kadar sevdiğini söyleyen ne kadar riyakar olduğu gözlerinin içerisinden okunan bir insan değil,bana lazım olan yıllardır tanıdığı arkadaşını henüz üç gün tanıdığı bana kötüleyen insan da değil...Bana lazım olan insan...Bilir misiniz hep böyle idi,hep beni çok severlerdi,kardeşleri gibi severlerdi,benim canımın çıkmak için yalvardığı acılar içerisinde kıvrandığım günlerim oldu ve bu sahtekar,bencil kardeşlerden hiçbirisini göremedim.Yanımda sadece babamın 'sen şimdi onu koruyacaksın,bir gün gelecek o da seni koruyacak' dediği öz kardeşim var idi.O idi her akşam işyerinden eve geldiğinde ablam nerde,nasıl diye soran ,odama girip beni öpmeden rahat edemeyen,yanında korkmadan ağlayabildiğim beni anlayan o idi..Evimden gece gündüz çıkmayan insanların bana acil bir telefon lazım olduğunda o telefonu vermediklerini,sevindiklerini bilirim acılarıma.Ben bu insanların nesi ile görüşeyim kuzum... Tek cümle ile bitiririm...Düşünüyorum da kendi anasını huzurevine atan bir sene bakamayan insan beni bir lira için satar bre !Yok anacım,ölmeden gözlerimin önünden bunların geçmesini istemiyorum...
'Hayatımda nerede ise hiç kimseden önemli bir yardım istemememin tek bir nedeni vardır:Etmeyeceklerini bilmem...Ne olur ise olsun çevremde insan olmalı diye düşünmem di...'
İstese imişim,istese imişim de gerçek yüzlerinin kardeşliklerinin,arkadaşlıklarının ne olduğunu uzun zaman önce görse imişim...
Hepsini hayatımdan bir daha geri gelmemecesine sildim....
Büyüklerin sözlerini dinlemek te gerek bazen hele bu büyük nerede ise görmediği hiç birşey kalmamış bir büyük ise...
'Ben yurtdışını da gördüm ,kıyafetleri farklı,belki davranış kalıpları da ama insanın mayası çamurdur bir kere.İnsan kendi çamurluğunu kapatmak için diğerlerinin altınlarından kumaş dokumaktan hiç arlanmayacak kadar çamurdur...'
''Delilik akl'ın gölgesi gibidir.Tek yapacağın güneşi iyi izlemektir...''
'Hayatımda nerede ise hiç kimseden önemli bir yardım istemememin tek bir nedeni vardır:Etmeyeceklerini bilmem...Ne olur ise olsun çevremde insan olmalı diye düşünmem di...'
Hata ettim...
Sürekli bilerek kendini kandırmaktan ise bir kere gerçek ile yüzleşmek insanı adam eder
yalnız kalma pahasına adam eder işte.....
Hiç birşey geçmeyecek gözlerimin önünden
Sadece öleceğim o kadar....
Tarifi mümkünsüz acılar içerisinde ölüm ile kalım arasında gidip gelen ellerimin titremesini kontrol edemiyorum artık..Kulağıma sesler geliyor,hiç bir sorunu yoktu diyor ağlayan bir kadın sesi...Bu daha ne kadar böyle sürer bilmiyorum ama ettiğin kâr sende kalsın bana sonumu çok görme diyor bir not; Hayat ; O'nu bir gün sırtı dönük gördüm,ilk kez gördüm.. sırtından vurmak istedim. Bir daha da görmedim zaten... O gün ilk kez şişelerce devirdiğim gündü..Bir daha o kadar içmedim zaten; Bir gün bir kadın tuttu ellerimi acı dedi çok asil duruyor sende asaletinden mi bilinmez dedim sus,karşında dondurması çalınmış bir çocuktan başka birşey yok...O an saçlarımı kızı gibi okşadı,ağladı... En çok ta okuması gerekenlerin okuyamayacaklarına yanıyorum.. Ben dünyaya ne ettim bilmiyorum ama dünya benim anamı ağlattı... sevmiyorum artık,istesem de sevemiyorum..Dünya;''Ben seninle lambanın altındaki o aşifteyi, ıslak giysisi ile elleri cebinde gezen o serseriyi değil ben seninle sadece ottan bir aşk'ın ıssız yerlerini keşfetmeyi de değil sadece , hayatın tüm pisliğine ortak olmayı da sevdim...''
Umurumda bile değil artık dedim geçen gün ;
Ben artık kötü oldum...
Bu da Sefil Bilo'yu hatırlattı..
Yani artık kimse bana şirketini emanet edip bir yere gitmesin kökünden kaldırırım haber vereyim :))))
Dediğin gibi kötülüğe susamış aç köpek gibiyim..(arkadaşımın bir cümlesini kullandım burada kusura kalmasın).Yıllarca hiç haketmediğim şeylere maruz kaldım,her insanın kaldıramayacağı şeylerdi bunlar,gerçi ben de kaldıramadım ya delireceğim günü sayıyorum....
Her ne kadar sen ' o zaman Melike olmazdın ' desende..
Artık olmak istemiyorum ki...İstemiyorum yani...
Dünyayı ben mi kurtaracağım...
OHH BEEEE
Melike
not:Çok uzundu yazı her bölümün ufak bir parçasını ekledim ...Bu arada kitaplığımın ,kitaplarımın resmini merak edenler var.Videodaki gibidir...
|