Bu kitap en azlarındır. Belki de onlardan hiçbiri yaşamıyor daha. Onlar, benim Zerdüşt'ümü anlayanlar olacaklar : kendimi, daha bugünden işitilecek kulaklar bulanlar ile nasıl karıştırabilirdim ki? Ancak öbürgündür benim olan. Kimileri öldükten sonra doğar. Kişinin beni anlamasının, hem de zorunlukla anlamasının koşulları, —bunları pek iyi bilirim. Benim yalnızca içtenliğime, tutkuma dayanabilmek için, düşünsel konularda katılık kertesinde dürüst olması gerekir kişinin. Dağlarda yaşamaya, alışkın olması gerekir— çağın siyasetinin ve halkların çıkarcılıklarının sefil gevezeliğini kendi altında görmeğe. Aldırmaz olmuş olması gerekir, hiç sormaması gerekir, doğruluk yararlı mıdır diye, bir kötü kader olup çıkar mı diye... Bugün kimsenin sorma yürekliliğini göstermediği sorulara sertliğin verdiği yatkınlık; yasaklanmış olana yüreklilik; labirente önceden-belirlenmişlik. Yedi yalnızlıkta edinilmiş bir deneyim. Yeni bir müzik için yeni kulaklar. En uzaklar için yeni gözler. Şimdiye dek sağır kalınmış doğrular için yeni bir vicdan. Ve yüce üslubun iktisat istemi: gücünü, heyecanlanmalarını derli-toplu tutmak... Kendi kendine saygı; kendi kendine sevgi; kendi kendisi karşısında koşulsuz bir özgürlük... İşte! Bunlardır benim okurlarım ancak, benim sahici okurlarım, benim önceden belirlenmiş okurlarım: geri kalan neye yarar ki —geri kalan, insanlıktır yalnızca.— Kişinin, gücüyle, ruhunun yüksekliğiyle, insanlığa tepeden bakması gerekir —hor görüşüyle...
Göle serinlemek için girmeyi severim ben,sazlıklarını sevmek için,balıklarını izlemek için. Yüzmek ,eğlenmek için... Bir zamandağı yaratılır avuçlarında bir kere eteklerine bile ulaşamadığın bir zaman dağı.Zamansızların ellerinde değersiz,sonsuz sürelilerin ellerinde sınırlı ve süreksiz... Yalan zaman,yalan dünya yalan herşey yalan. Doğru yok ,kendi yalanımı yaşarım o zaman. Herkesten hızlı koşmak için yaratılmadığımı bilirim,herkesten hızlı koşmak istemem ben,yürüyerek geçerim bitiş çizgisini,gülerek ölürüm... Bir köpek kadar yaşamak isterim zamanı,bir kedi kadar tanımak doğayı,bir çekirge kadar uzağa zıplamak isterim hayatı...
Anlamakta akıl gerektirir.Gerçek aklı gerektirir saf aklı gerektirir.Tepelerden aşağıya inmiş olmanızı gerektirir.Tepeleri bilmenizi gerektirir.Tepeleri bilmek ise dağları bilmenizi gerektirir.